Şub 09 2008
Seyahat Notları
Bu sayfada “çok gezenin” seyahat notlarını ve resimlerini görebileceksiniz.
İstanbuldan yola çıkalım…
Hususi arabanızla yola çıkıyorsanız ve farklı yerleri görmeyi seviyorsanız sizde benim gibi, kesinlikle TEM’e girmenizi tavsiye etmem. Bu sayed, hayatını İstanbul’da idame ettiren biri olarak, bütün gürültü çeşitlerini unutmuş olacaksınız. Yolculuğunuz gece devam ediyorsa, karanlıkların içinde uzaklarda bir yerlerde öbek öbek yanan ışıkların aydınlattığı evlerin içindeki insanlar için “acaba şu an ne yapıyorlardır” diye düşüneceksiniz. Sonra, “muhtemelen, baba işten gelmiş, anne yemeği hazırlamış, çocuklarda ödevlerini yeni bitirmiş hep beraber yer sofrasında yemeklerini yiyorlardır” diye düşündüğünüz an, kendiniz evin “babasıyla” kıyaslayacak ve daha düne kadar ne kadar da yorulmuş olduğunuzu hatırlayacaksınız. Birde bakacaksınız ki bugün farklı. Bugün iş yok. Bugün stres yok. Bugün güzel bir gün. İşte o zaman yolculuğunuz daha bir zevkli hâl alacak sizin için. (gece araba yolculuğunu, gündüz yaya gezmelerini tavsiye ederim). Tam bu sırada teybin sesinin biraz kısık kaldığını farkedecek ve torpidonuzdan, daha önceden internetten toparladığını slow bir mp3 albümü çıkartarak 90′ ların slow parçalarından “forward” yapa yapa dinleyeceksiniz, teybin sesini motorun sesini bastıracak düzeyde yükselterek. Birde yolda uğradığınız, iki kişinin yönettiği sönük lambalı benzin istasyonunun marketinden aldığınız soğuk kahvenizi ve fındığınızı, hışırtılar arasında, gözlerinizi yoldan ayırmadan, poşetinden çıkartacak, çabuk bitmemesine özen göstererek, fındığın dişlerinizin arasında müziğin ritmine göre çıkan sesleriyle birlikte başlayacaksınız hafif hafif müziğin nakaratını yarım yamalak tekrar etmeye. Yolculuk işte o zaman başlamış demektir.
…

Gebzeyi yavaş yavaş terkedene kadar İstanbul’dan çıktım hissine vakıf olamıyorsunuz. Yalova’dan girerek ege üzerinden dolaşalım güzel yurdumu.
Yalova’ya gitmenin en zevkli yönlerinden biri arabalı vapurdur. Arabalı vapuru (özellikle tavsiye ederim) tercih etmenizin bir çok nedeni olabilir. Yakıt tutarı mı? Vapur ücreti mi? sorularıyla fazlaca zihninizi meşkul etmenize gerek yok. Cevap tecrübeyle sabittir; Vapur.Üstelik deniz havasını teneffüs etmenin de ayrı bir güzelliği vardır tabi. Boğaz hattında Üsküdar’a gözlerinizi dikmişken içtiğiniz çayın tadını veremesede tam anlamıyla, o an İstanbul’dan kurtulmanın (İstanbul’u özlemeye başlamanın adıdır aynı zamanda bu) rahatlığıyla boğaz aklınızın ucundan bile geçmeyecektir ve içinizi sımsıcacık yapacaktır içtiğiniz bir bardak tavşan kanı (imamın abdest suyu) çay. Yaz yolculuğu ise bu yolculuk, maraş tadında bir dondurma, kışın içilen bir bardak çaydan daha makbule geçecektir.