Nis 12 2008

Benimle Evlenir Misin?

Yazan admin saat 03:20 Kategori İnsan

Talebe göre milyarlarca insan farklı bir şekilde arz etmenin telaşında olmuştur hep. Bana göre içeriğini tamamen boş bırakıp, diz üzerine çöktürülen, samimiyeti göz ardı edilen erkeğin sorusu olmuştur. Benimkisi böyle bir şey olmayacak. Bilakis talep yok, sadece arz olacak. Yalnız “ben” ve günahlarım olacak sorumda. Belki günlerce sürecek bu soruyu sormak sana. Belki, fazlalıklarla dolacak. Belkide hiç umursamayacaksın. Sen, kime olduğunu anlamayacak olsanda, ben yinede sormaya kararlıyım, tek bir cümlede, yüzlerce kelimeyle….

Daha önce birisine “seni seviyorum” dediğimi bilsen, elini tutup “hiç ayrılmayacağız” hayallerini başka biriyle paylaşmış olduğumu bilsen, ihanet acısıyla kadınlardan “anne” olabilenleri müstesna sayarak “evlilik! rafa kaldırıyorum” söylemleriyle uzunca bir süre nefret ettiğimi bilsen, hatta bazen eşlerine karşı ihanet içerisinde olduklarını işittiğimde küfrettiğimi duysan, sadece onlarada değil, bazen izlediğim bir haber sebebiyle bile küfür ettiğimi bilsen, bu kötü huyumun evlilik sürecinde de yaşanacağını bilsen, haftada en fazla iki sabah kalktığımda suratım mutlaka asık olur desem sana, özene bezene ütülediğin elbiseler içinden değilde, henüz ilgilenmediklerinin arasından bir elbise istesem ve ütülemen için diretecek olsam, onuda seve seve yapmana rağmen, eşofmanlarımı istisnasız her gün, rastgele bir yerlerde bırakacak olsam, eve döndüğümde de sabah ütülediklerini yine düzensizce çıkartacak olsam, bir selam, bir öpücük ve belki bir hediyenin hemen sonrasında tv karşısına geçecek olsam ve sana “nasılsın bugün” sorusunu sormayı unutup, “bugün yemekte ne var” diyecek olsam, üstelik yemek seçen bir tip olsam, hatta nadirende olacak olsa, bazen gün içinde bana sorarak hazırladığın yemeği canımın istemediğini söylerek reddedecek olsam, yine nadirende olsa, bazı akşamlar eve geç gelecek ve sana haber vermeyi de unutup üstüne üstük kendimi affettirmek için bir çiçek bile almayarak “zaman bulamadım” yalanını atacak olsam, hatta çiçek böcek gibi hediyelerin ne kadar gereksiz olduğuna dair her evlilik yıl dönümünde nutuk çekecek olsam sana, bazen doğum günlerini bile, bir güzel sözle geçiştirmeye kalkacak olsam yorgunluk ve zaman yetersizliği bahanesiyle, aile ziyaretine her ne kadar önem versemde, hiç bir şeyin aşırısını tasvip etmediğim gerekçesiyle sık aile ziyaretlerini istemeyecek olsam, bazen senden habersiz ikimiz hakkında bazı kararlar alacak olsam ve sana birden bire “Amerika’ya taşınıyoruz, hayatımızı orada sürdüreceğiz bundan sonra” diyecek olsam, veya üç aylık bir tekne gezisine çıkacağımızı söylesem, sadece gezmek ve ürün tanımak için alış verişe çıkılmasına katiyyen karşı çıksam ve buna müsade etmeyecek olsam, ve bir gün maddi sıkıntılar içerisine girecek olsam, sana hayal ettiğin hayat standartlarını artık sunamayacak olsam, haftada veya iki haftada bir gidilen sinemaya artık gidilemeyecek olduğunu, ayda bir veya iki ayda bir çıkılan akşam yemeklerine artık çıkılamayacak olduğunu, gittiğimiz yerlere hususi aracamızla değil artık toplu taşıma araçlarıyla gidebileceğimizi söyleyecek olsam, hatta düğününde takılan takıları bile bozdurmaya ihtiyacımızın olduğunu söylesem sana, bir gün bana “bu yalanı neden söyledin?” diye sormanı gerektirecek bir durum oluştuğunda o an yalan söylemeyerek “bir bildiğim vardı, sonucu iyi olması içindi” diyebilecek olsam, “yaptıysan vardır haklı bir sebebi” diyebileceğin kadar güvenmeni istesem bana, bugüne kadar kadın vücudu değmeyen bedenime, hayatım boyunca karımdan başkasının da değemeyeceğine söz verdiğimde, zerre kadar şüphelenmemeni istesem, ve aklıma gelmeyen veya şu an sana hoş gelen huylarımda ya da karakterimde ki değişiklikleri kabullenebileceğine dair senden söz istesem yinede benimle evlenir misin?

Most Commented Posts

Trackback URI | Yorumlara Abone Ol

Yorum Yap