Mar 20 2008
Medyamız Neden Kalitesiz?
Medyayı bir fabrika olarak düşünün. Sizce bu fabrika CE, ISO gibi belgeleri hakkıyla alabilir miydi? Asla!. Peki halkımız neden bu fabrikanın ürünlerine bu kadar rağbet gösteriyor merak ettim. Gerçi her zaman merak etmişimdir. Bunun geyiğini kendi kendime bolca yapmışımdır. Vardığım sonuçta her zaman aynıdır. Çünkü bu sonuç ülkemizde hiç bir zaman değişmedi. İşi “basın” olan, ekmeğini sadece sahip olduğu televizyondan, gazeteden veya radyodan kazanan patron olmadı bu ülkede. Olsada sesi çok cılız çıktı. Kalitesizliğin temelinde yatan en temel faktör bu.
Dışarıdan aldık, birebir taklit ettik yıllarca. Aralarından bir insan evladı çıkıpta “yahu bari bizim kültürümüze göre şekillendirelim bunu” demedi. Çünkü çalışanlarında işine gelen bir durum. Düşünmek yok, üretmek yok, maaş var. Aynı maaşı gene alıcam nasılsa, neden üreteyim ki?. Doğru aynı maaşı alacak nasılsa. Ona maaşı veren dışardan ithal ürünün kalitesini analiz edebilecek seviyede değilki. Patronun zaten işi gücü ülkede güçlü kalabilmek. Kalite sunmak kimin umrunda. Dolayısıyla ürün ülkeye göre intibak ettirilmediği için kalitesiz. Dışarıda ki adam kendi halkının isteklerine, örfüne, ahlak yapısına, aile yapısına göre birşeyler üretmiş. Ürünün menşei olan ülkeden bakarsan ürün haliyle kaliteli. Ama ithal olduğu ülkede kalitesiz.
Halkımız kalitesiz olduğu halde rağbet gösteriyor mu? evet. Ama rağbet göstermekle talep etmeyi iyi ayırt etmek gerekir. Bu ayrışımı iyi yapabilmek içinde, medyanın başında olan insanların, ekmeklerini sadece bu işten kazanıyor olması gerekir. Böyle olmadığı zaman rağbet = reklam = para = güç. Patron istediğini elde etmiştir. Kalite kimin umrunda.
Burdan yetkililere sesleniyorum, kaybolmayan sakız ve ülke yönetiminde adının geçmesini istemeyen medya patronları istiyorum.
Birde Bunlar Var