Mar 10 2008
Türk Markası Vodafone!
Vodafone Türkiye pazarına girdiğinde Türkiye’de telekomünikasyon sektörü adına büyük beklentiler oluştu. Rekabetin hızlanması, bu sayede bayilere olan desteğin artması, satılan ürünlerde daha çok kar marjı gibi beklentiler bayi kanadında oluşurken, avrupada uygulanan kampanya modelleri, bilhassa hat alana telefon bedava modeli de, son kullanıcının beklentileriydi. Ancak bu beklentilerin neredeyse tamamı fos çıktı.
Vodafone öncelikle büyük bir tabela atağı yaptı. Bu tabela atağında, sadece vodafone tabelası asılan bayilere her ay 100 YTL tutarında kontör, vodafone yanında bir diğer operatörün tabelası olan bayilere de aylık 50 YTL değerinde kontör vaadinde bulundu (bu uygulama halen devam etmektedir.). Turkcell buna karşılık, tabelasının bir cep telefoncuya daha çok telefon sattırdığı bilinciyle sadece tabelaları yenileme teklifinde bulundu. Ve bu tabela savaşlarında, vodafone umduğu kadar olamasada bir nebze mutlu olmuştur. Buna karşılık turkcellin herhangi bir kaybı söz konusu olmamıştır. Olan avea ya oldu diyebiliriz.
Tabela savaşlarının bayilere kısmen yararı dokunmuştur, daha önce kendi imkanlarıyla yaptırdıkları ve belediyelere tablea vergisi ödemekten bile şikayet etmelerine sebep olan tabelalar artık onlara para kazandırıyor. Bunun yanısıra, var olduğu günden bugüne alt bayilerle hiç ilgilenmeyen turkcell‘in ilgi odağı oluverdiler birden bire. Yemekler düzenlendi, seminerler verildi, tatillere gönderildi, evler hediye edildi vs. vs.
Vodafone ikinci atağına kalktı ve 3 ayda beşyüz adet hat açan her alt bayiye leptop vereceğini söyledi. Bayiler hızlı bir şekilde hat satmaya başladılar haliyle. Zararına hat satışları tavan yapmıştı. Vodafone ayrıca geçmişten gelen bir gelenek olarak her açılan hat başına bayinin hattına belli bir miktar kontör yüklüyordu. Bayi bu kontörü parçalar halinde müşterilerine satıyordu. Bu uygulamaylada birleştiği zaman 5 YTL ye alınan hat bayiye 1 YTL ye kadar mâl olmuş oluyordu. Beşyüz adet hatta 1 leptopu da işin içine katınca hattın bayiye olan maaliyeti -1 YTL ye kadar düşmüş oldu. Yani bir bayi hattı satmasa, sadece açılışını yapsa o hatlarıda çöpe atsa gene kârlıydı. Nitekim bayiler hatları ucuz ucuz dağıttılar. Açık hat (herhangi bir kimliğe açılıp daha sonradan satışını beklemek) yaptılar. Vodafone bunun böyle olacağını tabiki biliyordu. Neyse… üç aylık süre doldu ve artık leptop kazanımları açıklanmalıydı. Ama vodafone tarafından en ufak bir açıklama gelmedi. Beş gün geçti yok, on gün geçti yok, bir ay geçti gene yok. Bölge müdürleri bayilerin tepkileri karşısında ne türlü bir kıvırmaya gideceklerini şaşırır oldular. Bayilere verilebilecek hiç bir cevap yoktu. He bu arada bir durumu atladım; vodafone kampanya başında kampanya şartları içerisine “suskun hat” diye bir şart koşmamışken baktı ki leptoplar elden gidiyor kampanyanın bitimine 10 gün kala “açık hatlar adetten sayılmayacak” açıklaması geldi. Oyun başlamıştı ve oyun içerisinde kural değişmişti yani. Bayiler bu etik olmayan davranışa rağmen beklemeye geçtiler ve yaklaşık yetmiş gün sonra leptop kazanımları açıklandı. Kim ne kadar kazandı gördü. Hiç kimse doğru düzgün birşey kazanamamıştı doğal olarak. Çünkü bölge müdürleri “açık hat yapın” diye dayatma yapmıştı kampanyanın başında, sonunda ise “açık hatlar adetten sayılmayacak” denmişti. Bu etik olmayan davranışın gönül almacası olarak 150 YTL ye bile satılamayan, motorolanın üretimi biten L7 modelini göndermişti bayilere. Leptopla teşvik et, L7 gönder, sonra da sen kalk binbeşyüz hat açan adama “sen 270 adet açmışsın” de, ve hatta bayi bu açık hat listesini istediği zaman “böyle bir liste veremeyiz” de, oh ne ala… vodafone‘da çok çabuk ısındı bizim insanımıza!.
Bu konuda cep telefon satıcıları hiç bir şey yapamamıştı karşılık olarak. Bir kaç münferid eylem ve bildiğim kadarıyla sadece Tekirdağ bölgesinde “vodafone ürün satmama” kampanyası başladı ve kısa süre sonra bitti. Tabi herhangi bir sendika veya bir birlik olmadığı için bir şey yapılamamıştı bu etiksizlik karşısında. Evet herşey kanunlara uygundu ancak, ticaretinde kendine göre kuralları vardır. Vodafone bu kuralları çiğnedi. Halbuki, kampanya başında şartlar tam olarak sunulsaydı bayilere, bütün bayiler o şartlara göre hareket edecekti. Mesela turkcell, benzeri durumlarda (suskun hat satışlarında) asla affetmiyor, hemen bayinin primini kesiyor. Bayiye açık hatların listesinide veriyor. Sonrası bayinin işi. Kızmaya hakkı yok, dikkat etmeli bayi, zira böyle olacağı kendisine en başından bildirilmiş oluyor. Vodafone’da maalesef bunu göremedik. Bide üstüne üstük, vodafone’nun CEO’su çıktı geçenlerde bir toplantıda, abone sayılarının 16,1 milyona ulaşmasıyla hava attı. Sanki kendileri başarmış gibi. Vodafone asıl atağı henüz vodafone adını almadan önce yapmıştı. TMSF’nin kontrolünde ki telsim, müthiş ataklar yapmıştı. Rakamlarda üç aşağı beş yukarı yanılıyor olabilirim; 4 milyon aboneden, 9 milyon aboneye çıkarmıştı. Daha sonrasında vodafone ismini aldığında bile TMSF döneminde ki kampanyalar sayesinde biraz artış oldu ve malum ayıplı kampanya sonrası 16,1′e fırlamıştır doğal olarak. Çünkü 3-4 milyonu eminim konuşulmayan hatlardır. Turkcell‘de yok mudur konuşulmayan, ancak aboneden sayılan hat? muhakkak vardır. Ancak aradaki fark şudur; Turkcell elinden geldiğince bu durumu engelleyerek satış yapıyor, vodafone ise tam tersi. Daha sonradan bayilerin “açık hat asla yapmayın” diyerek kulağının çekilmesi planlanmış olduğu halde, önceleri buna gayri resmi teşvik ederek bu rakamlara ulaştı. Bir türlü Türkiye pazarına alışamayan vodafone, hani derler ya bir lisan öğrenirken önce küfürler öğrenilir diye, aynen böyle yaptı ve biz türklerin tarzına uygun, ayıplı bir kampanyayla giriş yapmayı başardı. Böylelikle vodafone artık bir dünya markası değil, bir türk markası.
Birde Bunlar Var
Bunu dile getirmeniz çok iyi olmuş. Ben bir cep telefonu bayisiyim ve resmen vodafone bu konuda resmen bizimle dalga geçti. Tabiki bunu bilerek yapmamıştır ancak, yönetimdeki dengesizlikler yüzünden yüzlerce bayi mağdur oldu. Bayilere yerine getiremeyecekleri sözleri tuttular. Biz vodafone’dan en iyi parayı TMSF döneminde kazandık. Keşke telsim hiç satılmasaydı. TMSF en güzeliydi.